HOŞGELDİNİZ
ANA MENÜ

  • ANA SAYFA

  • PROFİLİM

  • ARŞİV

  • RSS

  • KATEGORİLERİM

  • SON YAZILARIM

  • BU ŞABLONUN KODLARI
  • MODA
  • BEBEK İSİMLERİ
  • AUDİ RESİMLERİ
  • DİNİ HİKAYELER
  • BİLMECELER
  • BEBEK RESİMLERİ
  • ATA SÖZLERİ
  • AŞK VE AŞK RESİMLERİ
  • PÜF NOKTALAR
  • REKLAM ALANI

    İLETİŞİM
    ŞİKAYET VE ÖNERİLERİNİZ İÇİN siteyonetim@msn.com EKLEYİNİZ
    SAYAÇ
    bu bölüme sayaç eklenecek,sayaç nasıl eklenir http://htmlkodlar.blogcu.com da inceleyin


    DİNİ HİKAYELER tarih: 28/11/2007 21:50 kategori: DINI HIKAYELER

    Hak Aşığı

     

     

     

    Sırrı Sakatî Hazretleri evliyaullahtan birinin ziyaretine gitmişti. Tanıyanlar dağda olduğunu söylediler. Sırrı Sakatî Hazretleri tarif edilen yere gitti. Orada kendi halinde zikirle meşgul olan bir zat görüp selam verdi. O zat selamı aldıktan sonra Sırrı Sakatî Hazretleri:

        — Kimsin? diye sordu. O:

        — Hû! Diye cevap verdi.

        — Ne iş yaparsın, dedi. O yine:

        — Hû! Dedi.

        — Ne yersin?

        — Hû! ;

        — Ne içersin?

        — Hû!

        Sırrı Sakatıî Hazretlerinin «Hû» demekten muradın «Allah!» demek mi? Diye sordu. O zat «Allah!»

     

     

    Rızık

     

     

    Adamın biri Hazreti Şeyh Şiblî'ye gelip:

        — Efendim, bakmakla yükümlü olduğum aile efradım çok fazla, geçim sıkıntısı içindeyim, bana bir çıkar yol göster, dedi. İmam-ı Şiblî şöyle bir yol tarif etti:

        — Hemen eve git, kimin rızkını sana bağlı görüyorsan kapı dışarı et, kimin rızkını da Allah'a havale ediyorsan evinde onlar kalsın. Evde kalanların rızkını Allah'a bağlı gördüğüne göre bakmaya mecbur değilsin, senin bakmakla yükümlü olduklarını da dışarı attığına göre mesele kalmamıştır, buyurdu

     

     

    Bir Ayet Okudu Hakk'a Yürüdü

    Nur çocuk hoca önünde diz çöktü ve derse koyuldu.Kısa zamanda kuranı kerimi örgendi …yine bir gün hocanın önünde Kuran okuyordu.Birden bir ayetle karşılaştı.Ayeti kelimeyi tek tek heceledi.Ne var ki yüreğine müthiş bir kurşun saplanıvermişti.

        Rabbimiz buyuruyor ki:

        “O halde,küfre varırsanız çocukları ak saçlılar haline çevirerek bir günün (kıyametin)azabından kendinizi nasıl koruyacaksınız.”

        Bu ayeti okur okumaz harika çocuğun yüzü kireç gibi bembeyaz kesildi ve kendisini bir titreme aldı.Artık okumaya devam edemiyordu.Derhal evin yolunu tuttu ve kapıyı çaldı.babası içeriden seslendi:Kim o?

        - Benim ey baba çabuk aç…!

        Ebu Bekri hz.leri kapıya koşup açtı.Açtı ama gördüğü manzaradan da korktu.Çocuğunun yüzünde tek damla kan kalmamıştı ve küçük yavru titreyip duruyordu.Hemen kollarını açıp:

        - Ey benim için cennet mumu olan yavrum dedi sana ne oldu.Niçin benzini sararmış görüyorum?

        - Ey babam :Bugün kuranı kerimden bir ayet okudum.Manasını düşününce yüreğim eriyor sandım ve bu hale geldim.

        - Ey gözümün nuru oğlum!O hangi ayettir.

        Şu ayettir. “O halde,küfre varırsanız çocukları ak saçlılar haline çevirerek bir günün (kıyametin) azabından kendinizi nasıl koruyacaksınız.”

        Ayeti celileyi tekrar etmek çocuğun canına yeni bir ateş düşürdü ve o masum yavru ayak da duracak takati kendinde bulamayıp yatağa düştü.Bu ayetin heybetinden hasta oldu ve kısa zamanda öldü.O harika çocuğu babası götürüp kabre koydu.Kabre konan sanki çocuk değildi,incilerden meydana gelmiş bir taştı.

        Ebu Bekir Verrak sık sık çocuğun kabrine gider,toprakları avuçlar,zari ağlar ve söyle derdi.

         Ebu Bekir Verrak senin küçücük oğlun kurandan bir ayet okudu. Allah(cc)korkusundan can verdi.Sen kuranı kerimi hatmedip duruyorum ve ömür güneşin kabir kuyusunu agdı.hiç Allahtan onun gibi korkmazsın.Meğer senin gönlün ne katı bir gönülmüş vah sanaİsmini duyar d

     

     

    Şükredenlerden Suheyb, Sabredenlerden Hıfa

     

     

     

    Medine'nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler.


     

    Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler. Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları; vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah'ın rızasını diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer... Kimi eşiğine cevahirler döker... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı?


     

    Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp


     

    - "Ey Allah'ın Resûlü" der, "bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene."


     

    Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'gündüzlerioruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat "Önce evlenmen lâzım" buyururlar. "zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!"


     

    Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve "Siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım" der.


     

    Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de "özel" olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur


     

    "Yarın sabah mescide ilk gelenle evlen" buyururlar.


     

    Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar. Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb'de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır. Ama bakın şu işe ki o gece Allahü Teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler.


     

    Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler.  Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer. Resulullah  Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir.


     

    Hazret-i Hifa  büyük bir teslimiyetle kabul eder. Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner "Ey Süheyb" buyururlar, "Şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür."


     

    Suheyb Radıyallahu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar. "İyi ama" diye mırıldanır,  "Benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var." Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve "filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim" der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler. süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve  "Ya Hifa" der, "Biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster  misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) "Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar." buyurdular. Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar.


     

    Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü Teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler. Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur "Ey Süheyb" buyururlar "Geceki  halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?"


     

    Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle "Allahın Resulü en iyisini bilir" cevabını verir.


     

    Efendimiz onlara "Ne mutlu size" gibilerinden bakar, "İkiniz de cennetliksiniz" buyururlar, "... ve Allahü Teâlâyı göreceksiniz!"


     

    Süheyb derhal secdeye kapanır ve "Ya Rabbi!" diye yalvarır, "O ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!"


     

    Allahü Teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar.


     

    Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) "Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti" buyururlar. Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük  bir tahta çakar. Birine "Şükredenlerden Suheyb" yazarlar, öbürüne "Sabredenlerden Hifa!"

    uymaz bir nara atıp ruhunu teslim etti.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
    0 yorum :: yorum bırak :: <%TrackbackCount%> trackbacks :: trackback url<%TrackbackRDF%> :: link

    <%TrackbackTitle%>
    tarih: <%TrackbackDate%> <%TrackbackTime%> url: <%TrackbackBlogName%>
    sil <%TrackbackExcerpt%>
    <%EntryDate%> - <%EntryTitle%> Yazan: <%EntryAuthor%> <%EntryBody%> Yorum (<%EntryCommentCount%>) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    BY SEFA

    TARAFINDAN DÜZENLENDİ


    BAĞLANTILARIM

  • SEFA

  • ARKADAŞLARIM


    SON YORUMLAR

  • gökhan özen
    slm
    gökhan özen
    bunlar benim sitemden mi aldın
    SOHBET
    SOHBET
    ben de senin sitendeki gibi menü istiyorum
    cok guzel


  • KİTAP SİPARİŞİ

    netkitap.com

    SON HABERLER


    SİNEMA HABERLERİ


    TİYATRO HABERLERİ





    site yap, siteler, site yapma, site kur , video komik, sicak video, güzel video, video türk , video search, hep video, video haber, komik resim, resim sanatı, resim nedir, aşk resimleri, kız resim , kadın resim, fotoğraf , ressam, aşk sözleri, aşk nedir, aşk resimleri , aşk testi, aşk fm , aşk hikayeleri , aşk mesajları, sevgi , beşiktaş resimleri, beşiktaş marşları, beşiktaş store , beşiktaş sözleri, beşiktaş transfer, beşiktaş forum , çarşı, kartalhaber, galatasaray resimleri, galatasaray tv , galatasaray transfer, galatasaray marşları, galatasaray sözleri, besiktas , ultra aslan , anti fener ,yeni hazır sms, günaydın hazır sms, komik sms, aşk sms , sms, güzel sms , bedava sms, özlem mesajları, site aç, bedava site, mysite, site kurma, sitene türk bayrağı sitene türk bayrağı